Banka’nın unvanı neden “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası”dır?
|
| |
|
11 Haziran 1930 tarih ve 1715 sayılı Kanun (Mülga) ile Bankamız "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" unvanı altında özel hukuk tüzel kişiliğine sahip ve özel sermayenin de katıldığı bir anonim ortaklık olarak kurulmuştur. Bu düzenlemeyle Devletten ayrı ve bağımsız olduğu hususuna özel bir önem verilmiştir.
Bu amaç çerçevesinde, Banka'nın kuruluş kanunu tasarısında adı "Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak öngörülmüşken, Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyonu'nda uluslararası ilişkiler de düşünülerek "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak değiştirilmesine karar verilmiş; Banka'nın bağımsızlığını vurgulama amacı güdülerek "Türkiye Cumhuriyeti" ibaresine ve kısaltılmış şekli olan "T.C."ye özellikle yer verilmemiştir. Kanun koyucu tarafından Banka'nın Devlete ait bir kuruluş; bir kamu kuruluşu olduğu izlenimi vereceği endişesiyle bundan özenle kaçınılmıştır.
Halen yürülükte bulunan 1211 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu'nun 1. maddesinde de, Banka'nın anonim şirket ve özel hukuk tüzel kişiliği ile unvanı "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak aynı şekilde korunmuştur.
Merkez Bankası bir kamu kuruluşu mudur?
Hayır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1211 Sayılı Kanunla kurulmuş, bu kanunda açıklık olmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir.
Merkez Bankası Hissedarları Kimlerdir?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası hisseleri (A), (B), (C) ve (D) sınıflarına ayrılmıştır.
(A) sınıfı hisse senetleri münhasıran Hazineye ait olup, sermayenin yüzde ellibirinden aşağı olamaz.
(B) sınıfı hisse senetleri Türkiye’de faaliyette bulunan milli bankalara tahsis edilmiştir.
Hisse senetlerinin en çok 15 000 adeti, (C) sınıfı hisse senedi olarak, milli bankalar dışında kalan diğer bankalarla imtiyazlı şirketlere tahsis edilmiştir.
(D) sınıfı hisse senetleri Türk ticaret müesseselerine ve Türk vatandaşlığını haiz tüzel ve gerçek kişilere tahsis edilmiştir.
Merkez Bankası tarafından ilan edilen gösterge niteliğindeki kurların, tatillerde geçerlilik sistemi nedir?
Bankamızca her işgünü saat 15:30’da gösterge niteliğinde kurlar belirlenmekte ve ertesi gün Resmi Gazete'de yayımlanmaktadır. Ancak, bu kurlar hiçbir kişi ve kurumu bağlamamakta, belirlendikleri günü takip eden işgünü Bankamızın bazı gişe işlemlerinde ve muhasebe amaçlı olarak kullanılmaktadır. Bankamız dışındaki gerçek ve tüzel kişiler arasındaki işlemlerde hangi kurun uygulanacağı hususu ise tamamen bu kişilerin kendi iradelerindedir.
Bu çerçevede, resmi tatil, hafta sonu ve yarım işgünü çalışılan günlerde, bir önceki tam işgünü belirlenmiş olan gösterge niteliğindeki kurlar geçerlidir.
Merkez Bankası’ndan döviz alınabilir mi?
Merkez Bankası veznelerinden gerçek kişilere döviz alış ve satış işlemi yapılmamaktadır.
Merkez Bankası’nda hesap açtırılabilir mi?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde, sadece yurt dışında oturma veya çalışma izni ya da hakkı bulunan, geçerli T.C. Pasaportuna veya "Belge"ye sahip gerçek kişiler “hesap” açtırabilirler.
Konuyla ilgili detaylı bilgiye http://www.tcmb.gov.tr/iscidvz/start.htm adresinden ulaşabilirsiniz.
Süper Döviz Hesabı açtırmak için gerekli şartlar nelerdir?
Konuyla ilgili detaylı bilgiye http://www.tcmb.gov.tr/iscidvz/start.htm adresinden ulaşabilirsiniz.
Internet Sayfasında yer alan kitaplara nasıl sahip olunur?
Merkez Bankası yayınlarının dağıtımı stoklarımızla sınırlı olup, basıldıklarında ilgili kurum ve kuruluşlara gönderilmektedir. Talep ettiğiniz yayın, stoklarımızda mevcut olması durumunda tarafınıza gönderilecektir.
Bu tür talep ve sorularınız için Internet sitemizde Kütüphane bölümünü ziyaret edebilirsiniz.
Miras yolu ile intikal eden Merkez Bankası hisse senetlerinin devri nasıl olur?
Merkez Bankası hisse senetlerinin veraset yolu ile intikalinde;
Hisse senetlerinin aslı
Veraset ilamının aslı
Hisse Senetlerinin veraset ve intikal vergisi ile ilişiği bulunmadığına dair vergi dairesinden alınacak yazı
ile birlikte, tüm varisler veya yetkili vekillerinin Merkez Bankası şubelerine, Merkez Bankası şubelerinin bulunmadığı yerlerde ise T.C. Ziraat Bankası şubelerine başvurmaları gerekmektedir.
TEFE, TÜFE ve Yıllık enflasyon verilerine nereden ulaşılabilir?
TÜFE, TEFE, Yıllık enflasyon oranları ve diğer ekonomik istatistiklere Merkez Bankası anasayfası üzerinden “İstatistiki Veriler” (EVDS) bölümünden ve internet sitemiz ana sayfasında diğer göstergeler bölümünden ulaşılabilmektedir.
Emisyon Nedir? Emisyon hacmini belirleyen ekonomik göstergeler nelerdir?
Kelime anlamı olarak emisyon; çıkarmak, yaymak, ihraç etmek, dolaşıma sokmak gibi anlamlara gelmektedir. Bir ülkede, kağıt para, tahvil ve bono, hisse senetleri gibi değerlerin ilk kez piyasaya sürülmesine emisyon denir.
Emisyon hacmi ise, Merkez Bankası tarafından ihraç edilen (piyasaya sürülen) banknotların toplam tutarını ifade etmekte, “Tedavüldeki Banknotlar” olarak da adlandırılmaktadır. Bu paralar ya bireylerin elinde, ya da bankaların kasalarında nakit olarak tutulur. Emisyon hacmi temel olarak bireylerin para talebi tarafından belirlenmektedir. Para, işlem, ihtiyat ve spekülasyon amaçlarıyla talep edilmektedir. İşlem güdüsüyle para, ödemelerde gereksinim duyulduğundan, ihtiyat güdüsüyle para, beklenmedik gereksinmeler dolayısıyla, spekülasyon güdüsüyle para ise kâr fırsatları nedeniyle talep edilir. İşlem ve ihtiyat amaçlı para talebi bireylerin gelir düzeyi tarafından belirlenirken, spekülasyon amaçlı para talebi faiz oranları tarafından belirlenmektedir. Bu kapsamda, bireylerin gelirlerindeki artış ve/veya faiz oranlarındaki düşüş para talebini ve dolayısıyla emisyon hacmini arttırmaktadır. Para talebini etkileyen bir diğer faktör, enflasyonda gerçekleşen veya gerçekleşmesi beklenen değişmelerdir. Bir ekonomide enflasyon ne kadar yüksekse, para talebi o kadar düşük gerçekleşecek, bu da emisyon hacminin daralmasına neden olacaktır. Enflasyon bekleyişlerinde bozulma da, bireylerin ellerinde daha az para tutmak istemelerine neden olarak emisyon hacmini azaltacaktır. Bunlara ek olarak, para teknolojisindeki gelişmelere bağlı etmenler de bireylerin para talebi üzerinde belirleyici olmaktadır. Örneğin, kredi kartı kullanımlarının artması para talebini azaltmakta ve bu da emisyon hacmini daraltmaktadır.
Emisyon hacminin bir diğer belirleyici ise emisyon arzıdır. Merkez Bankası’nın para politikaları uygulamaları kapsamında gerçekleştirdiği çeşitli işlemler emisyon arzı üzerinde etkili olmaktadır. Bu kapsamda, Merkez Bankası’nın açık piyasa işlemleri ile devlet tahvilleri ya da hazine bonoları alıp satması, ihaleler ve/veya doğrudan müdahaleler yoluyla döviz alıp satması, zorunlu karşılık oranlarını değiştirmesi gibi işlemler emisyon arzını etkileyerek emisyon hacmi üzerinde belirleyici olmaktadır.
TCMB'nin en etkin uyguladığı para politikası aracı nedir?
Merkez Bankası’nın en etkin kullandığı para politikası aracı, uygulanan para politikası çerçevesinde farklılık göstermektedir. Örneğin, ülkemizde de 2000 yılında uygulanmaya başlayan ve 2001 yılının Şubat ayında dalgalı kur rejimine geçiş ile son bulan ‘Döviz Kuruna Dayalı İstikrar Programı (DKDİP)’, döviz kurunu kontrol etmek yolu ile enflasyonu düşürmeyi amaçlamaktadır. Bu programda, döviz kuru temel para politikası aracı olmuştur. Döviz kuru üzerinde baskı oluşturmamak için de Merkez Bankası bilanço büyüklüklerinden Net İç Varlıklar kontrol altında tutulmuştur.
Bugünki durumda, para politikası hedefleri ve para politikası araçları, 2001 yılı Şubat ayından itibaren uygulanmakta olan dalgalı döviz kuru rejimini benimseyen ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’ çerçevesinde belirlenmiştir. Bu kapsamda, dalgalı kur rejimi altında “örtük enflasyon hedeflemesi” olarak adlandırılan, gelecek dönem enflasyonuna odaklanan bir para politikası stratejisi uygulaması benimsenmiştir. Bu stratejide, 2002 yılında olduğu gibi, 2003 yılı sonu için enflasyon hedefi belirlenmiş; buna ek olarak, Merkez Bankası’nın temel bilanço büyüklüklerinden para tabanı için de dönemler itibariyle, enflasyon hedefi ve büyüme projeksiyonu ile tutarlı hedefler konulmuştur. Temel para politikası aracı olarak kısa vadeli faiz oranları, sadece enflasyon hedefine ulaşmak amacıyla etkin olarak kullanılmaktadır.
EFT'nin gelişmiş olmasının ekonomiye katkıları nelerdir?
Elektronik Fon Transfer (EFT) Sistemi Türk lirası üzerinden ödeme işlemlerinin, bankalar arasında elektronik ortamda, gerçek zamanlı olarak yapılmasını ve gerçek zamanlı mutabakatını sağlayan ödeme sistemidir.
Bankacılık sektörü ve bilişim teknolojisindeki gelişmeler, bankalararası işlem hacim ve miktarının önemli ölçüde artması, elektronik bankacılık hizmetlerinin yaygınlaşması, ülke çapında elektronik bankacılık altyapısının |
| |
|
kurulmasını ve bankalararası elektronik fon transferini gündeme getirmiştir. Bu sistemde bankalar arasındaki Türk lirası fon akışları hızlı ve düzenli bir şekilde gerçekleşebilmekte, kayıtların düzenli ve sağlıklı tutulması sağlanabilmektedir. Bu sayede bankalararası yüksek tutarlı ödemelerde ve piyasa işlemlerinde kullanılır duruma gelen EFT sistemi, ödeme sistemindeki etkinlik derecesini artırmıştır. Etkin bir ödeme sistemi, gerek finansal piyasalarda gerekse mal piyasasında kıt kaynak olan sermayenin en hızlı şekilde kullanılmasına yardımcı olup ekonomideki verimliliğin artmasına katkıda bulunabilir. Günümüzde banka müşterileri de bankalarının sunmakta olduğu elektronik bankacılık servislerini kullanarak, internet üzerinden başka bankalara anında fon transferi yapabilir hale gelmişlerdir.
Paradan sıfır atılması için ne gibi koşulların oluşması gereklidir?
Banknot küpür değerlerinin yüksek olması, yüksek enflasyon olgusunun bir sonucudur. Bu nedenle paradan sıfır atıldıktan sonra yeniden üst küpürlü banknot ihracı ve nihayet paradan yeniden sıfır atılması ihtiyacının kısa bir süre sonra ortaya çıkmaması için enflasyonun kabul edilebilir bir düzeyde istikrar kazandığı bir dönem seçilmesi uygun olmaktadır. Ancak bu sayede yapılan parasal reform kendisinden beklenen yararları sağlayabilecektir.
‘TCMB faiz oranları’ ve ‘Reeskont faiz oranı’ nedir? Nasıl belirlenir?
Merkez Bankası, ekonomideki son likidite kaynağı olarak bankalara ödünç para vermekte, ayrıca ekonominin gerekleri doğrultusunda ödünç para alabilmektedir. ‘TCMB faiz oranları’, esas olarak gecelik ve haftalık vadelerde yoğunlaşan bu işlemlere ilişkin TCMB’nin belirlediği faiz oranlarını ifade etmektedir.
Merkez Bankası, bankacılık kesiminin geçici likidite ihtiyaçlarının karşılanması için, muteber saydığı en az üç imzayı taşımak ve vadelerine en çok 120 gün kalmış olmak şartıyla ve kendi belirleyeceği esaslar dahilinde bankalar tarafından verilecek ticari senet ve vesikaları reeskonta kabul edebilir. Reeskonta kabul edilecek ticari senet türleri ve diğer koşullar Bankaca belirlenir. Bu işlemler için Merkez Bankası tarafından uygulanan faize reeskont oranı denilmektedir. Verilecek kredilerin en yüksek sınırı ve kredi türlerine göre limitleri, para politikası ilkeleri göz önünde tutulmak suretiyle Bankaca belirlenmektedir. Merkez Bankası reeskonta kabul edebileceği senetler karşılığında avans da verebilmektedir. Ekonomideki para arzı ve kredi genişlemesi dikkate alınarak belirlenen reeskont faiz oranı, mevcut durumda uygulanan para politikası kapsamında bir para politikası aracı olarak önemini kaybetmiştir.
TCMB paranın dolaşım hızını nasıl değiştirir?
Paranın dolaşım hızı, piyasadaki para miktarının ekonomide üretilen toplam mal ve hizmetleri satın almak için yıllık bazda ortalama olarak kaç defa el değiştirdiğini gösterir ve ekonomide yaratılan Gayri Safi Milli Hasıla’nın para miktarına bölünmesiyle elde edilir. Paranın dolaşım hızı, temel olarak, bireylerin para talebinde değişime neden olan gelir ve faiz değişimlerinden etkilenmektedir. Merkez Bankası paranın dolaşım hızını, para talebinde değişikliğe neden olan faiz oranları ve gelir düzeyini etkilediği ölçüde değiştirebilir. Merkez Bankası, para basma imtiyazını elinde bulundurduğu için paranın miktarını belirleyebilir. Ekonomideki para miktarındaki değişiklikler, paranın dolaşım hızında değişiklikle sonuçlanan faiz oranı ve gelir kaymalarına neden olmaktadır. Kısa dönemde, Merkez Bankası’nın para arzı miktarında gerçekleştirdiği bir artış, faiz oranlarını düşürecek, bu da paranın dolaşım hızının düşmesine neden olacaktır. Paranın dolaşım hızını etkileyen bir diğer factor, fiyat düzeyindeki gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen değişmelerdir. Fiyat artış hızı (enflasyon) yüksek olan bir ekonomide paranın dolaşım hızı da yüksek olacaktır. Merkez Bankası, para politikası uygulamaları ile birlikte enflasyon oranını ve enflasyon bekleyişlerini etkileyerek, dolaylı da olsa, paranın dolaşım hızını değiştirebilmektedir.
TCMB, BDDK ile nasıl bir ilişki içindedir?
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Bankalar Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın, Kanunda gösterilen yetkiler çerçevesinde düzenlemeler de yapmak suretiyle uygulanmasını sağlamak, uygulamayı denetlemek ve sonuçlandırmak, tasarrufların güvence altına alınmasını temin etmek ve Kanunla verilen diğer görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere kurulmuş bulunmaktadır.
BDDK’nın faaliyete geçmesinden önce, 31.8.2000 tarihinde, mali piyasalardaki güven ve istikrarın teminine yönelik olarak Merkez Bankası, Hazine Müsteşarlığı (Müsteşarlık) ve BDDK arasında bu kuruluşların kendi görev, yetki ve sorumlulukları çerçevesinde yapılacak işbirliği ve politika uyumunu sağlamak amacıyla bir İşbirliği Protokolü imzalanmıştır.
Mali piyasaların ve finansal sistemin izlenmesine ilişkin olarak Kanununun verdiği görevlerle ilgili olarak Merkez Bankası, bankalar ve özel finans kurumlarının denetim ve düzenlenmesinden sorumlu BDDK ve Hazine Müsteşarlığı arasındaki işbirliği ve bilgi paylaşımı, mevcut Protokol ve ihtiyaçlar doğrultusunda düzenlenen ek Protokoller ile sürdürülmektedir.
Bankaların TCMB'ye getirdikleri mevduat karşılık oranı neye göre belirleniyor?
Zorunlu karşılıklar, temel amacı fiyat istikrarını sağlamak olan Bankamızca, bu amacı gerçekleştirmeye yönelik olarak uygulanan para politikaları çerçevesinde kullanılan bir para politikası aracıdır.
1211 sayılı Bankamız Kanununun 40’ıncı maddesi çerçevesinde, Bankamız nezdinde açılan bir hesapta nakden tesis edilen zorunlu karşılıkların oranı, zorunlu karşılığa tabi yükümlülüklerin kapsamı, vb. gibi uygulamaya yönelik her türlü usul ve esaslar Bankamız Tebliğleri ile belirlenmektedir.
Yürürlükteki tebliğlerimize göre bankalar ve özel finans kurumlarının Türk lirası ve yabancı para mevduat ile diğer yükümlülüklerine uygulanan zorunlu karşılık oranlarının belirlenmesinde esas olarak; uygulanan para politikası doğrultusunda gerçekleştirilmesi hedeflenen parasal büyüklükler ve piyasanın likidite durumu belirleyici olmakta, bunun yanında Bankamızın rezerv durumu ve tasarruf sahiplerinin Türk lirası ve yabancı para mevduat tercihleri gibi hususlar da göz önünde bulundurulmaktadır.
Türkiye -IMF ilişkilerinde Merkez Bankası’nın rolü nedir?
Türkiye, Uluslararası Para Fonu (IMF)’ye 1947 yılında üye olmuştur. IMF Anasözleşmesi hükümleri uyarınca, her üye ülke Fon ile ilişkilerini Hazine, Maliye Bakanlığı ve Merkez Bankası aracılığı ile sürdürmek zorundadır. Türkiye’nin IMF ile ilişkilerinde “mali ajan” görevini Hazine Müsteşarlığı yerine getirmektedir. Merkez Bankası ise; IMF varlıklarının, nezdindeki I ve II no.lu hesaplar ile “Menkul Kıymet” hesaplarında yer almasının temininden (muhafaza kurumu) sorumludur.
Merkez Bankası Başkanı IMF’nin en yetkili organı olan Guvernörler Kurulu’nda, Türkiye’yi Guvernör Vekili sıfatıyla temsil etmektedir.
Stand-by düzenlemeleri IMF tarafından üye ülkeye, Genel Kaynaklar Hesabından belirlenmiş bir tutarı belirli bir sürede kullanma imkanı sağlar. Bu kapsamda verilen niyet mektupları, ülke adına Ekonomiden Sorumlu Bakan ile Merkez Bankası Başkanı’nın imzasını taşımaktadır. Söz konusu niyet mektubu, ülkenin IMF ile uygulayacağı program çerçevesinde takip edeceği politikaları, bu politikaları uygularken kullanacağı araçları ve ulaşacağı hedefleri ortaya koyan ve IMF Başkanı’na hitaben yazılan bir belgedir.
TCMB diğer ülke merkez bankaları ile nasıl bir ilişki içindedir?
Türkiye, içinde bulunduğu coğrafi konum itibariyle, bölge ülkeleri ile yakın ilişkiler sürdürürken, TCMB’nin de diğer merkez bankaları ile olan ilişkileri yoğunlaşmakta ve yakınlaşmaktadır. Ülkemizin Avrupa Birliği’ne ve Euro Bölgesi’ne üyelik stratejisi çerçevesinde başta Avrupa Merkez Bankası ve AB üyesi ülke merkez bankaları ile olan teknik işbirliği çalışmaları sürerken, TCMB’nin merkez bankacılığı konusunda Orta Asya, Karadeniz ve Balkan ülkeleri arasındaki görece tecrübesi çerçevesinde de söz konusu ülke merkez bankaları ile teknik konularda destek, eğitim ve bilgi alışverişi de sürdürülmektedir.
Ayrıca, küreselleşmenin dünya ekonomilerini birbirine yakınlaştırması ve bağlaması, diğer ülkelerdeki gelişmelerin dikkatle takip edilmesi zorunluluğunu doğurmaktadır. Bu çerçevede dünya ekonomilerindeki gelişmeleri yakından takip eden TCMB, gerektiğinde sadece bölge ülkeleri ile değil, dünyanın her tarafındaki ülke merkez bankaları ile bilgi alışverişinde bulunabilmektedir.
Guvernörler Kulübü nedir? Ne zaman ve ne amaçla kurulmuştur?
Guvernörler Kulübü, Orta Asya, Karadeniz ve Balkanlar’daki üye ülke Merkez Bankaları ile ikili ilişkileri geliştirmek, bankacılık ve mali alanlarda teknik işbirliği olanaklarını araştırmak, finans ve merkez bankacılığı konularında bilgi alışverişini, eğitim koordinasyonunu ve işbirliğini gerçekleştirmek üzere kurulan bir oluşumdur. İlk kez 1997 yılında Bankamızın girişimleriyle gündeme gelen Guvernörler Kulübü fikri, 1 Mayıs 1999 tarihinde Türkiye dahil 14 üye Merkez Bankası Başkanlarının imzaladıkları protokol ile vücut bulmuş ve resmi bir hüviyete bürünmüştür. Halihazırda Kulübün üyesi olan 17 ülke : Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Ermenistan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Makedonya, Moldova, Romanya, Rusya Federasyonu, Sırbistan-Karadağ, Tacikistan, Türkiye, Ukrayna ve Yunanistan’dır.
Yukarıda bahsi geçen amaçları gerçekleştirmek üzere üye ülke Merkez Bankaları yılda iki kez Başkanlar düzeyinde toplanmakta ve bu toplantılarda üye ülkelerde uygulanan para politikaları ve karşılaşılan sorunlar tartışılmakta, istatistiki bilgi alışverişinde bulunulmaktadır. Ayrıca, yılda bir kez uzmanlar düzeyinde bir toplantı gerçekleştirilmektedir. Söz konusu uzmanlar toplantılarında, Merkez Bankacılığı, para ve kur politikaları, bankacılık, enflasyon hedeflemesi gibi konular tartışılmaktadır.
1998-2000 yılları arasında Kulüp Başkanlığı’nı ve ev sahipliğini yürüten Bankamız, 2001-2002 yılları için bu görevlerini Yunanistan’a devretmiştir. 2003-2004 yıllarında ise Romanya Dönem Başkanlığı ve ev sahipliği görevini üstlenmiştir.
2005-2006 yıllarında Dönem Başkanlığı ve evsahipliği görevlerini Rusya Federasyonu devralmıştır. Bu bağlamda son olarak 27 Mayıs 2005 tarihinde St. Petersburg'da Başkanlar düzeyinde bir toplantı düzenlenmiştir. Yılın ikinci toplantısının ise 2005 Kasım ayı içerisinde Moskova'da yapılması planlanmaktadır.
AB’ye girmemiz durumunda tek bir merkez bankası altında olacak mıyız? TCMB’nin iç yapısı ve işlevlerinde ne gibi değişiklikler olması söz konusu?
Avrupa Birliği ile Ekonomik ve Parasal Birlik (EPB) birbirinden ayrılmaktadır. AB üyesi olmak otomatik olarak EPB üyesi olmak anlamına gelmemektedir. Ülkeler AB üyesi olduktan sonra, ilk olarak EPB’ye üye 12 ülkenin merkez bankaları ve Eurosistem dışında kalan üç ülkenin (İngiltere, İsveç ve Danimarka) merkez bankalarından oluşan Avrupa Merkez Bankaları Sistemi’ne (AMBS) dahil olmaktadırlar. AMBS’nin başlıca görevleri Euro alanının para politikasını belirlemek ve uygulamak, döviz işlemlerini yapmak, üye ülkelerin döviz rezervlerini tutmak ve yönetmek ve ayrıca ödeme sistemlerinin aksamadan işlemesini sağlamaktır. AB’ye üye olan ülkeler Maastricht Kriterlerini yerine getirdikleri zaman EPB’ye üye olmaktadırlar. Bu ülkeler EPB’e üye oldukları zaman bağımsız para politikası yapma yetkisini AMB’ye devretmektedirler.
Euro Bölgesi para politikası AMB tarafından belirlenmekte, uygulanması da AMB’nin denetiminde üye ülke merkez bankalarınca gerçekleştirilmektedir. Bu çerçevede, Türkiye EPB’ye üye olduğunda, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) da Eurosisteme dahil olan diğer ülkeler gibi para politikasını belirleme yetkisini AMB’ye devredecek ve hedefi Euro bölgesinde fiyat istikrarı olan AMB’nin operasyonlarını yürüten bir birim olarak görev yapacaktır. Bankamız, AMB’nin direktif ve tavsiyelerine göre hareket edecek olmakla beraber işlerliğini yitirmeyecek, kaynak tahsilatı, kredi dağıtımı, ödeme sistemleri yönetimi, finansal istikrarın sağlanması vb, gibi kendi alanında yetkilerini koruyarak etkinliğini sürdürecektir.
AMB’de bugünkü yapı korunduğu takdirde, TCMB Başkanı aynı zamanda AMB’nin para politikasını belirleyen üst karar organı olan Yönetim Konseyinin bir üyesi olarak yerini alacaktır. TCMB para basma yetkisi ile beraber, döviz rezervlerini ve altınlarının bir kısmını da AMB’ye devredecek ve karşılığında AMB’nin hissedarı olacaktır.
Bu süreçte, AMB standardına uyum konusunda, TCMB’nin muhasebe sistemlerinden, istatistiki raporlama yöntemlerine kadar birçok değişiklikler yapması gerekecektir. Bu konulardaki çalışmalar hali hazırda AMB ile ortaklaşa sürdürülmektedir.
Türkiye-Dünya Bankası (IBRD) ilişkilerinde Merkez Bankası’nın rolü nedir?
Dünya Bankası (Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası – IBRD - The International Bank for Reconstruction and Development) Ana Sözleşmesi uyarınca, üye ülkeler Banka ile ilişkilerini Hazine veya Merkez Bankası benzeri bir “mali ajan” aracılığıyla yürütmek zorundadır. Bu bağlamda, Türkiye’yi Dünya Bankası ile ilişkilerinde Hazine Müsteşarlığı temsil etmektedir. TCMB de Dünya Bankası varlıklarının, nezdindeki hesaplar ile “Menkul Kıymet” hesaplarında yer almasının temininden (muhafaza kurumu) sorumludur.
Dünya Bankası’ndan Hazine Müsteşarlığı’nca sağlanan kredi ve hibelerin, devir/tahsis edildiği kuruluşlar tarafından yapılan çekim ve kullanımlarının, büyük bir kısmı Hazine Müsteşarlığı adına Bankamız nezdinde tesis edilen özel döviz hesaplarında izlenmektedir. Söz konusu kredilerin geri ödemeleri ise, karşılığı Türk liraları Hazine Müsteşarlığı tarafından ödendikten sonra, Bankamız tarafından yapılmaktadır.
Türkiye’nin Dünya Bankası’nın yan kuruluşları olan IDA (International Development Association), MIGA (Multilateral Investment Guarantee Agency) ve GEF’e (Global Environment Facility) olan taahhütleri ile ilgili nakit ödemeler, bonoların muhafazası ve bonolardan nakte çevirme işlemleri, Hükümetin mali ajan ve haznedarı sıfatları ile Merkez Bankası’nca gerçekleştirilmektedir.
Yasal Faiz Oranları
Bankamızın 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da yer alan kanuni faiz ve temerrüt faizi oranlarını belirleme konusunda herhangi bir yetkisi bulunmamakta, konunun Bankamızla bağlantısı, 3095 sayılı Kanun'un Bankamız reeskont ve avans faiz oranlarına yaptığı atıftan kaynaklanmaktadır.
Diğer taraftan, 3095 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinde yapılan değişiklikle Bankamız reeskont faiz oranlarına yapılan atıf 01 Mayıs 2005 tarihi itibariyle kaldırılmış olup kanuni faiz oranı 01 Mayıs 2005 tarihinden geçerli olmak üzere yıllık %12 olarak belirlenmiştir. Bakanlar Kurulu'nun 19 Aralık 2005 tarih ve 2005/9831 sayılı Kararıyla kanuni faiz oranı 01 Ocak 2006 tarihinden geçerli olmak üzere %9'a indirilmiştir.
3095 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile Bankamız avans faiz oranlarına yapılan atıf ise halen yürürlüktedir.
3095 sayılı Kanun ve konuyu düzenleyen ilgili Kanun maddelerinin uygulaması ise T.C. Adalet Bakanlığı'nın görev alanına girmektedir.
Bankamızca vadesine en çok üç ay kalan senetler karşılığında yapılan reeskont işlemlerinde uygulanan yıllık iskonto faiz oranları ile avans işlemlerinde uygulanan yıllık faiz oranlarına "tcmb.gov.tr" adresli internet sitemizin "Hızlı Erişim" bölümünden ulaşılabilecektir.
AB'ye uyum sürecinde TCMB'ye düşen görevler var mıdır?
Maastricht Anlaşmasının 109. maddesi ve Avrupa Merkez Bankaları Sistemi (AMBS) ve Avrupa Merkez Bankası (AMB) Statüsünün 14. maddesinin 1. bendinde, “Her üye ülke, en geç AMB’nin kuruluşuna kadar, ulusal merkez bankaları kanunları da dahil olmak üzere ulusal kanunlarını bu Antlaşma ve bu Statü ile uyumlu hale getirilmesini sağlar” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla, AB’ye girmeden önce, TCMB Kanununun da AMBS Statüsüne tam uyumlu hale getirilmesi gerekecektir.
1211 Sayılı TCMB Kanununda, 25 Nisan 2001 tarihli ve 4651 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle AMBS Statüsüne uyum konusunda önemli mesafe kaydedilmiştir. Gerçekleştirilen bu değişikliklerle, TCMB’nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak olduğu hükme bağlanarak, mevcut yapı, kurumsal, bireysel, işlevsel ve finansal açıdan daha da güçlü kılınmıştır. Böylece, temel olarak, TCMB, bağımsız bir yapıya kavuşturulmuştur.
Emisyonu gerektiren kriterler nelerdir?
Bankamız Kanunu’nun 36’ncı maddesi uyarınca,
Ticari senet ve vesikaların reeskonta ve avansa kabulü işlemleri,
Açık piyasa işlemleri,
Altın ve dövizle ilgili işlemler
|
|
Emisyon gerektiren kriterler arasında yer almaktadır.
Para basmanın maliyeti nedir ve bu maliyet hangi kriterlere göre, nasıl değişmektedir?
2006 yılında Ocak-Haziran ayları arasında üretimi tamamlanan banknotların ortalama birim maliyeti yaklaşık YTL.0,07 (7YKr) olarak gerçekleşmiştir.
Banknot maliyetlerini etkileyen faktörler:
Girdi Maliyetleri
İşgücü, hammadde, diğer gider (amortisman, enerji, su, bakım-onarım, vs.) gibi üretim girdilerinin fiyatlarındaki değişimler ile ithal girdilerin kullanımı nedeniyle döviz kurlarındaki değişimler banknot birim maliyetlerini etkilemektedir.
Üretim Miktarı
Bina, makina, teçhizat ve personel gideri gibi maliyetler göz önünde bulundurulduğunda, üretim miktarındaki artışlar birim maliyetlerde düşüşe, azalışlar ise birim maliyetlerde artışa neden olmaktadır.
Basım Özellikleri
Tedavülde olan banknotların basım özellikleri farklı olup teknik ve güvenlik donanımı gibi faktörler birim maliyetleri etkilemektedir.
Paranın tedavülden kaldırılması süresi neye göre belirlenmektedir?
Dolaşımda aynı emisyon grubunda altıdan fazla kupür çeşidi bulunamaz. Dolaşımdaki kupür çeşidi altı iken yeni bir banknot çıkarıldığında en küçük kupürlü banknot dolaşımdan kaldırılır.
Tertip değişikliği nedir? Nasıl yapılır?
Dolaşımdaki banknotların grafik, tasarım ve boyutları dışında; yetkili imzalarında, motif veya renklerinde, kullanılan baskı tekniklerinde, güvenlik özelliklerinde yapılacak değişiklikler tertip değişikliğini ifade eder.
Emisyon grubu nedir?
Portre dahil belli bir grafik tasarım anlayışı ve boyut düzeni içinde dolaşıma çıkarılacak banknot serisine emisyon grubu denir.
TCMB sermaye artırımına nasıl gider?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 1211 sayılı Kanun ile Esas Mukavelesi’nin 5 inci maddesine göre ancak Hükümetin onayı ile sermaye artırımına gidebilir. Banka’nın en üst organı Genel Kurul’un da onayı sonrasında sermaye artırımı Ticaret Siciline tescil ettirilerek, Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanır.
TCMB'nin hukuki statüsü nedir?
Banka, Türkiye’de banknot ihracı imtiyazına tek elden sahip ve 1211 sayılı Kanun’da yazılı görev ve yetkileri haiz olmak üzere “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” unvanı altında anonim şirket-özel hukuk tüzel kişisi olarak kurulmuştur.
Banka, 1211 sayılı Kanun’la kendisine verilen görev ve yetkileri kendi sorumluluğu altında bağımsız olarak yerine getirir ve kullanır. Nitekim, Banka’nın temel amacı fiyat istikrarını sağlayabilmek için,
Para politikasını ve kullanacağı para politikası araçlarını kendisinin belirlemesi;
Banka yöneticilerine görev güvencesi sağlanması,
Hazine’ye ve kamu kurum ve kuruluşlarına avans vermesi, kredi açması ve bu kuruluşların ihraç ettiği borçlanma araçlarını birincil piyasadan satın almasının yasaklanması,
bağımsızlığının göstergesidir.
TCMB denetleniyor mu? Nasıl?
TCMB gerek kurum içi organlar gerekse dış denetim kurumları tarafından denetlenmektedir.
1211 Sayılı TCMB Kanunu’nun 23. ve 24. maddelerinde yer aldığı şekliyle (TCMB’nin bir A.Ş. olması nedeniyle Türk Ticaret kanununda yer aldığı şekliyle) TCMB Denetleme Kurulu tarafından denetlenmektedir. Bir üyesi (A) sınıfı hissedarlarca, bir üyesi (B) ve (C) sınıfı hissedarlarca, bir üyesi de (D) sınıfı hissedarlarca 3 yıllığına Genel Kurul tarafından atanan
Denetleme Kurulu’nun sorumlulukları şu şekildedir:
“Denetleme Kurulu, Bankanın bütün muamele ve hesaplarını denetler. Başkanlık (Guvernörlük), Denetleme Kurulunun talep edeceği bütün malümat ve vesikaları vermekle yükümlüdür. Denetleme Kurulunun yönetme yetkisi olmayıp, mütalaalarını yazılı olarak Banka Meclisine bildirir ve bir kopyasını da Başbakanlığa verir. Kurul yıl nihayetinde muamele ve hesaplar hakkında hazırlayacağı raporu Genel Kurula arz eder.......”
Bankanın geçmiş faaliyetleri mevzuata uyum ve soruşturma temeline dayalı olarak Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından teftiş edilmektedir.
2002 yılında Bankamız iç denetim fonksiyonunun güçlendirilmesi amacıyla TCMB’nin finansal ve operasyonel her türlü etkinliğini denetlemek, geliştirmek, iyileştirmek, güvence ve danışmanlık hizmeti vermek, Bankanın iç denetim etkinliklerini uluslararası denetim standartları ve en başarılı denetim uygulamaları paralelinde geliştirmek üzere İç Denetim Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Söz konusu birim TCMB’nin tüm faaliyetlerinin risk odaklı bir şekilde denetlenmesi amacıyla geleceğe yönelik muhtemel risklerin izlenerek elimine edilmesi ve iç kontrol sistemlerinin güçlendirilmesine dayalı bir yöntemle denetim faaliyetleri geliştirmektedir.
İç Denetim Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak idare merkezinde ve şubelerde görev yapan Kontrol Elemanları aracılığı ile bankanın günlük müşterek muhafaza işlemleri dahil tüm işlemleri kontrol edilmektedir.
2000 yılından itibaren TCMB bilançosu ve gelir gider tabloları bağımsız denetimden geçirilmekte ve sonuçları kamuoyuna açıklanmaktadır.
Tüm bunların yanı sıra 1211 sayılı TCMB Kanununun 42 .maddesinde;
“Başbakan, Bankanın işlem ve hesaplarını denetlettirebilir. Başbakanlık bu hususta her türlü bilgiyi Bankadan isteyebilir. .........
Başkan (Guvernör) tarafından, Banka faaliyetleri ile uygulanmış ve uygulanacak olan para politikası hakkında her yıl Nisan ve Ekim aylarında Bakanlar Kuruluna rapor sunulur. Banka faaliyetlerine ilişkin olarak, yılda iki defa Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunu bilgilendirir.
Banka, para politikası ve hedefleri ve uygulamalarına ilişkin dönemsel raporlar hazırlar ve kamuoyuna duyurur. Raporların hangi dönemler itibariyle hazırlanacağı, kapsamı ve açıklanma usülü Bankaca belirlenir. Banka belirlenen hedeflere ilan edilen sürelerde ulaşılamaması ya da ulaşılamama olasılığının ortaya çıkması halinde, nedenlerini ve alınması gereken önlemleri Hükümete yazılı olarak bildirir ve kamuoyuna açıklar.”
hükmü yer almaktadır.
TCMB'nin personel alımı ve hizmet içi eğitim gibi konularda izlediği politika nedir?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının eğitim politikası
Eğitimin amacı, faaliyet alanındaki hızlı değişime koşut olarak Banka’nın hedeflerini gerçekleştirmesine katkıda bulunmak üzere kurumsal ve bireysel gelişim ihtiyaçlarını karşılamaktır. Eğitim ile hizmet kalitesinin artırılması, personel performansının yükseltilmesi, personelin Banka içinde ve dışında etkin bireyler olarak yönlendirilmesi hedeflenmektedir.
Eğitim ihtiyacı, periyodik olarak yapılan ihtiyaç belirleme çalışmalarına ek olarak konjonktürel-teknolojik gelişimler sonucu ortaya çıkan değişiklikler ve yapısal değişimlere dayalı olarak belirlenir.
Belirlenen ihtiyaçlar, Banka tarafından düzenlenen eğitim programlarının yanı sıra yurt içi ve yurt dışındaki diğer kurum ve kuruluşlarca düzenlenen programlara katılımı sağlamak şeklinde de karşılanır. Banka tarafından düzenlenen eğitim programları bankacılık-meslek eğitimi, yönetim eğitimi ve genel amaçlı eğitimler kapsamında yürütülür. Yurt içi ve yurt dışında diğer kurum ve kuruluşlar tarafından düzenlenen eğitimler ise Banka’nın görev alanına giren konularda birimlerin ihtiyacı gözönünde bulundurularak belirlenir.
Ayrıca, bu politikalar doğrultusunda mensuplarımız yurt içi ve yurt dışı lisansüstü eğitimine gönderilmekte, Banka personeli ve gerektiğinde diğer kurum ve kuruluşların da katılacağı dünya ve ülke gündemindeki konularda ulusal ve uluslararası düzeyde eğitim programları düzenlenmektedir.
Banka tarafından düzenlenen eğitim programlarında içerik çerçevesinde öğretim elemanı olarak Banka personeli, diğer kurum ve kuruluşlardan yetkililer ve akademisyenler görev alır.
Diğer Merkez Bankalarıyla Birlikte Düzenlenen Programlar
Bankamız ile çeşitli ülke merkez bankaları (Bundesbank, Bank of England, Banka d’italia gibi) arasında yapılan anlaşmalar kapsamında söz konusu ülkelerde ya da ülkemizde karşılıklı programlar düzenlenmekte ve Banka personelinin katılımı sağlanmaktadır.
Gelişmekte olan ülke merkez bankaları personeli için ise Türkiye’de “Merkez Bankacılığı” eğitim programlarının yanında talepler doğrultusunda “iş başında eğitim-staj” gibi yerinde eğitim programları da düzenlenmektedir.
Ayrıca, Bank of England ve Bank of Holland ile birlikte, Guvernörler Kulübü üyesi merkez bankacılarının katılımının sağlanacağı uluslararası bir programın çalışmaları da yürütülmektedir.
TCMB Uzman Yrd., Müfettiş Yard., Araştırmacı ve Memur alımında kriterler nelerdir?
TCMB 2003 yılında yaptığı duyuruda aşağıdaki koşullara yer vermiştir:
BANKAMIZA ALINACAK MÜFETTİŞ YARDIMCISI, ARAŞTIRMACI, UZMAN YARDIMCISI VE MEMURLARDA ARANAN KOŞULLAR:
MÜFETTİŞ YARDIMCISI SINAVINA KATILMA KOŞULLARI
Yurt içinde üniversitelerin en az 4 yıllık egitim veren Hukuk, İktisat, İşletme, Siyasal Bilgiler, İktisadi ve İdari Bilimler, İktisadi ve Ticari Bilimler Fakültelerinden veya Milli Eğitim Bakanlığı'nca bunlara denkliği onaylanan yurt içinde ve yurt dışındaki diğer fakülte veya yüksek okullardan mezun olmak,
İyi derecede İngilizce bilmek,
Son başvuru tarihi itibariyle 30 yaşından büyük olmamak,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Memurları Yönetmeliği'nin 2.maddesinde belirtilen diğer koşulları taşımak
Bankamız Müfettiş Yardımcılığı giriş sınavına daha önce bir defadan fazla katılmamış olmak,
ARAŞTIRMACI SINAVINA KATILMA KOŞULLARI
a) Türkiye'de ya da yabancı ülkelerde en az 4 yıllık lisans öğrenimi veren yüksek öğretim kurumlarının İktisat, Ekonometri, Maliye veya İşletme programlarından mezun olmak ya da lisans öğrenimlerine bakılmaksızın bu programlarda lisansüstü eğitim yapmış olmak,
b) Bir yabancı dili (İngilizce, Fransızca veya Almanca) iyi derecede bilmek,
c) Son başvuru tarihi itibariyle 30 yaşından büyük olmamak,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Memurları Yönetmeliği'nin 2.maddesinde belirtilen diğer koşulları taşımak,
Bankamız Araştırmacı Bilim Sınavına daha önce bir defadan fazla katılmamış olmak,
UZMAN YARDIMCISI SINAVINA KATILMA KOŞULLARI
a) Türkiye'de ya da yabancı ülkelerde en az 4 yıllık lisans öğrenimi veren yüksek öğretim kurumlarının iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler fakültelerine dahil programlar ile bankacılık, hukuk, muhasebe, istatistik, bankacılık ve finans, matematik, endüstri mühendisliği ile işletme mühendisliği programlarında lisans ya da lisansüstü eğitim yapmış olmak,
b) Bir yabancı dili (İngilizce, Fransızca veya Almanca) iyi derecede bilmek,
Son başvuru tarihi itibariyle 30 yaşından büyük olmamak,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Memurları Yönetmeliği'nin 2.maddesinde belirtilen diğer koşulları taşımak,
Bankamız Uzman Yardımcısı Meslek Sınavına daha önce bir defadan fazla katılmamış olmak,
MEMUR SINAVINA KATILMA KOŞULLARI
a) Türkiye'de ya da yabancı ülkelerde en az 4 yıllık lisans öğrenimi veren yüksek öğretim kurumlarının iktisat, işletme, siyasal bilgiler, iktisadi ve idari bilimler fakültelerine dahil programlar ile bankacılık, hukuk, muhasebe, istatistik, bankacılık ve finans, matematik programlarında lisans ya da yüksek lisans eğitimi yapmış olmak,
b) Bir yabancı dili (İngilizce, Fransızca veya Almanca) iyi derecede bilmek,
Son başvuru tarihi itibariyle 30 yaşından büyük olmamak,
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Memurları Yönetmeliği'nin 2.maddesinde belirtilen diğer koşulları taşımak,
gerekmektedir.
Konu ile ilgili olarak bankamızın internet sitesinde ve basında yaptığı duyuruların takip edilmesi yerinde olacaktır.
TCMB ticari bir banka olmamasına rağmen neden işçi dövizlerini toplamaktadır?
İkinci Dünya Savaşından sonra Avrupa’nın batı ve kuzeyinde bulunan gelişmiş ülkelere yoğun bir işçi akımı oluşmuştur. Bu bağlamda Türkiye’den de çalışmak amacıyla başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine binlerce vatandaşımız gitmiştir.
1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekatı, bunun sonucu Türkiye’ye uygulanan ekonomik ambargo ve petrol krizinin etkisiyle içinde bulunulan döviz darboğazının aşılabilmesi için, yurt dışında çalışan vatandaşlarımızın tasarruflarının Ülke ekonomisine kazandırılması amacıyla yurt dışındaki vatandaşlarımıza TCMB nezdinde 1976 yılında Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları, 1994 yılında da Süper Döviz Hesapları açılmasına olanak sağlanmıştır. Söz konusu hesaplar, uygun faiz getirisi, Merkez Bankası’na duyulan güven, para yatırma ve çekme işlemlerinde sağlanan kolaylıklar gibi nedenlerle ülke ekonomisine katkıda bulunmak isteyen vatandaşlarımızın yoğun ilgisiyle karşılaşmıştır.
Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları ve Süper Döviz Hesapları 1976 yılından itibaren, önce döviz darboğazının aşılması, daha sonra uygulanan kur rejimleri kapsamında rezerv birikimi açısından önemli rol oynamıştır. 2001 yılından itibaren uygulanan dalgalı kur rejimi çerçevesinde söz konusu hesapların rezerv birikimine ilişkin belirleyiciliği azalmakla birlikte, Ülke ekonomisine yönelik güvenin ve ekonomik istikrarın sürdürülebilir bir şekilde sağlanması için TCMB’nin sahip olduğu döviz rezerv miktarı halen önemini korumaktadır. Bu nedenle de söz konusu hesapların varlığı T.C. Merkez Bankası’nın likidite riski yönetimi açısından önemlidir. Ancak uygulanan faiz oranlarının ekonomideki gelişmelere paralel olarak düşürülmesi ile söz konusu hesapların hacmi azalmaya başlamıştır.
KMDT/SD Hesaplarından para çekmek için düzenlenecek vekaletnamelerde hangi şartlar aranmaktadır?
Konuyla ilgili detaylı bilgiye,
http://www.tcmb.gov.tr/iscidvz/start.htm
adresinden ulaşabilirsiniz.
Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesabının Süper Döviz Hesabına dönüştürülmesi ne şekilde olur?
Konuyla ilgili detaylı bilgiye,
http://www.tcmb.gov.tr/iscidvz/start.htm
adresinden ulaşabilirsiniz.
|
|