Migrensiz yaşam mümkün mü?
Posted: 0 by Atolos

 
6 Kişiden biri Migren Hastası

Hayatımızın değişik evrelerinde değişik sağlık problemleri ile karşılaşabiliriz. Bunların bir kısmı vücudumuzun kendini kendini onarması ve iyileştirmesi ile geçer.
Bazı hastalıklarda ise vücudumuzun dışardan müdaheleye ihtiyaç duyması sebebiyle, ilaç, ameliyat vs. gibi tıbbi tedbirlere başvurur ve vücudumuza verilen tıbbi destek sayesinde hastalıkla mücadele eder ve iyileşiriz.

Şüphesiz organlarımızın belirli bir çalışma prensibi vardır ancak bu tamamen mekanik bir süreç değildir. Çünkü insan hayatında birde psikolojik faktör vardır. Hastalıklar hayatımızı olumsuz yönde etkiler. Yaşam kalitemizi bozarak, sosyal ve iş yaşantımızda perfonmansımızın ve motivasyonumuzun düşmesine sebep olur. Yukarda zikredilen şekilde ve toplumumuzda ortalama 6 kişinden birinde görülen bir sağlık problemi olan migren ne yazık ki, ülkemizde oldukca yaygındır.

Birçoğumuz baş ağrısının nasıl bir şey olduğunu biliriz. Ancak pek çok insan migren ağrısının nasıl birşey olduğu hakkında bilgi sahibi değildir. Çoğu kişi, çevresinde migren sahibi kişinin sanki sadece başının ağrıdığını ve bir müddet sonra bunun geçeceğini düşünür. Oysa migren çoğu kişinin düşündüğünün tersine çok daha komplike bir problemdir. Ancak burda hatırlatmadan geçemiyeceğimiz bir olgu, her baş ağrısı migren değildir veya migren ile ilişkili değildir. Pek çok sebepten ötürü insanlar baş ağrısı çekebilir. Öğneğin stresli bir süreçten geçiyorsak, fiziksel anlamda yoğun bir gün yaşamışsak, görme ile ilgili sorunlar yaşıyorsak, regl dönemlerinde, boyun veya omurlarda yaşanan (romatizma vs.) problemlerde. Bu listeyi uzatmak mümkündür ancak sitemizde migreni büyüteç altına alacağımız için, isterseniz migren ağrısı nasıldır ona bir bakalım.

Migren Ağrısı Nasıldır

Belkide migren ağrısını diğer baş ağrılarından ayıran önemli fark, ağrıya diğer bazı semptomlarında eklenmesi diyebiliriz.
Zonklayıcı (şiddetli) bir baş ağrısı, özellikle başın bir bölgesinde olması, ağrının genellikle gözü çevrelemesi, özellikle ışığa, bazı kokulara, sese karşı hassasiyet, görmede yanıp sönen veya uçuşan ışıklar, gölgeler olması, vücudun bazı bölgelerinde hissizlik (el, yüz, kol ), migren ağrısının şiddeti ile paralel mide bulantısı migrenin en belirgin özelliklerindendir.

Bazı kişilerde ağrı ense bölgesinde başlayıp bütün baş bölgesinde hissedilen bir ağrıdır.Bu süreçte kişi, sosyal hayatından nerdeyse tamamen kopar. Genellikle karanlık ve sessiz bir odada kalmak isteyebilir.

Migreni Tetikleyen Unsurlar

Önceki başlıkta bahsedildiği gibi, vücudumuzun düzenli bir şekilde çalışabilmesi için psikolojik durumumuzun da sağlıklı olması gerekmektedir. Bu durumu en olumsuz etkileyen faktörlerin başında şüphesiz stres gelir.
Stres altında kaldığımız durumlar, bu ister iş yaşamımızdaki zorluklar yüzünden olsun, ister bir arkadaşımızla aramızdaki tartışma ve anlaşmazlıkdan olsun, genel sağlığımızı olumsuz etkilediği gibi, migrenide tetiklediğide düşünülmektedir.

Bilinmektedir ki, stres dolaşım sistemimizi negatif etkilemeden tutun, hormonal dengemizin bozulmasına kadar pek çok süreçte kendini göstermektedir.

Strese ek olarak, bazı yiyeceklerin gene migreni aktive ettiği (tetiklediği) düşünülmektedir. Bunları, çay ve kahvenin fazla kullanımı, süt ve bazı süt ürünlerinin (tereyağ, peynir) tüketilmesi, çikolata ve çikolata kullanılan ürünlerin tüketilmesi, domates, portakal ve alkol alımı (özellikle şarap) şeklinde sıralayabiliriz ancak bu listeye kişilere bağlı olarak diğer bazı besinleri eklemekde mümkündür.

Sıgara kullanımıda veya sıgara içilen ortamlarda bulunmak migren ataklarına sebep olabilir. Bunların yanında uyku düzenindeki değişiklikler veya uykusuzlukda migreni olan kişiler için tetikleyici görevi üstlenebilmektedir.

Şüphesiz pek çok sağlıklı insanı da rahatsız eden, göze direk gelen ışık kaynakları, aşırı ses çıkartan müzik sistemleri, havasız mekanlar, ağır kokularda diğer unsurlar arasında sayılabilir.

Ayrıca özellikle bayanlar için hormonal dengenin değiştiği evreler ile hormonal dengeye direk etki eden ilaçların (doğum kontrol hapları) migren arasında bir ilinti olabileceği düşünülmektedir. Migreni olan bayanların bu günlerde stresten daha uzak kalmaya çalışmaları, mümkünse sevdikleri işlerle uğraşmaları onlara yardımcı olabilir.

Şüphesiz olumsuz hava koşulları (aşırı sıcak, soğuk) bütün insanları etkilesede, migren üzerinde tetikleyici olabildikleri sanılmaktadır. Bu yüzden migrene sahip kişilerin ani hava değişimleri ile hava akımları için daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Bazı migren hastalarının yoğun fiziksel aktivite (aerobik, jimnastik gibi sporlar veya diğer spor etkinlikleri, ev temizliği vb.) sonrasında migren ağrılarının başladığını söylemektedirler.

Son olarak migreni olan kişilerin beslenmesine özen göstermesi ve mümkün olduğu kadar düzenli yemek yemeleri, aşırı yemekten kaçınmaları önerilebilir. Uzmanlar, açlığında yukarda sayılan unsurlardan birisi olduğu düşünmektedirler.

Migrenin Tedavisi

Klasik manada anladığımız bir tedavi şekli bulunmamaktadır. Yani anlatmak istediğimiz şey şu ilaçları şu kadar süre kullan, migrenin geçecek ve tamamen iyileşeceksin anlamında bir tedavisinin olmamasıdır.
Tedavi anlamında genel olarak yapılan şey ağrıyı azaltmak ya da ortadan kaldırmaktır. Ancak bu migreni olan kişinin tekrar migren atağı ile karşı karşıya gelmeyeceği anlamına gelmemektedir. Bazı migren hastaları uzun süreler migren ağrıları çekmedikleri ancak birgün aniden ağrının ortaya çıktığını beyan etmektedir.

İlaç alımında altı önemle çizmek istediğimiz konu, kesinlikle gelişigüzel ilaç alınmaması gerektiğidir. Eğer teşhis edilmiş bir migren hastası değilseniz, ve baş ağrılarından yakınıyorsanız, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurup, baş ağrınızın kaynağını tespit ettirmeniz yapılacak en doğru davranıştır. Unutmayın, başka ciddi sebeplerden oluşan bir baş ağrısı olabilir ve siz sadece ağrı kesiciler alarak, sağlığınızı ciddi risk altına sokabilirsiniz.

Migren ve Depresyon

Sık sık tekrarlanan ve uzun süren bu dayanılmaz durum kişiyi adeta köşeye sıkıştırır. Sosyal hayatının alt üst olması, hatta aile içindeki görevlerinin aksaması, işine konsantre olamaması onu depresyona itebilir.
Diğer tedavisi uzun bir sürece yayılan hastalıklarda olduğu gibi, migren kabul etmek gerekir ki, zor bir sağlık sorunudur. Diğer hastalıklarda olduğu gibi, migren atakları yaşayan kişinin mümkün olduğu kadar hastalık hakkında bilgilenmesi ve mutlaka bir uzman hekimin yönlendirmesi ile hayatına devam etmesinin doğru olacağı gerçeğidir.

Migren hakkında şu unutulmamalıdır ki, bu kişiye özel bir hastalıktır. Herne kadar tek bir isim altında toplansa bile sizin migreniniz diğer kişilerin migreninden farklılık gösterebilir. Alınabilecek basit ve etkili yöntemlerin olduğu unutulmamalıdır.